Eğitim sistemimiz içinde öğretmenlik oldukça önemli bir yere sahiptir. Eğitim sistemini düzenleyen temel kaynaklarda meslekte aslolanın öğretmenlik olduğu vurgulanmaktadır. Öğretmenin başarısı eğitim sisteminin başarısı ile doğrudan ilintili görülmektedir.
Eğitim mevzuatı ve eğitim bilimleri öğretmenlik mesleğini üç ana kategoriden oluştuğunu kabul etmektedir. Birincisi genel kültür, ikincisi özel alan bilgisi, üçüncüsü ise pedagojik formasyon. Genel kültür eğitim sürecinden geçen bir bireyin bu süreç içinde ders olarak gördüğü alanlardaki bilgi birikimi, içinde bulunduğu sosyal çevrede kurduğu iletişim, etkileşimlerden elde ettiği insani ilişkileri, konusundaki birikimi ve diğer değişik alanlarda gördükleri geçirdikleri, duydukları her şeyin toplam getirileri genel kültür olarak tanımlanabilir. Bu konu eğitim öğretim sürecini yaşayan, bu süreçte yaşarken gözünü, kulağını açık tutan, biraz merak duygusuna sahip her birey belirli oranlarda genel kültüre sahiptir. Bu süreçten geçen her birey toplumdaki ortalamanın üzerinde bir genel kültür düzeyine sahip olabilir.
Özel alan bilgisi ise öğretmenlik mesleğini icra etme hakkını elde eden birisinin eğitimini aldığı alandaki bilgi düzeyini gösterir. Matematik öğretmeninin matematik bilgisi, fen teknoloji öğretmeninin fizik, kimya, biyoloji, fen alanındaki bilgisi ve daha diğer branşlarda görev yapan öğretmenlerin o alana özgü bilgi birikimini anlatır. Bu yönüyle öğretmenlik becerisini alan bilgisi tek başına kazandırmaktan uzaktır. Bir alanda çok bilgi sahibi olmak o alanda çok iyi öğretmen olunacağı anlamına gelmez.
İnsanlar çok bilgili olabilir ancak sahip olunan bilgiyi başkalarına hele de farklı yaş grubunda, farklı gelişim düzeyindeki çocuklara, gençlere bu bilginin aktarımı söz konusuysa bilmeden çok daha başka ek yeterliklere ihtiyaç vardır. Zira insanların anlattıkları karşılarındaki kişilerin anlama düzeylerine bağlıdır. Bu ek yeterlikler öğretmenlik mesleğinin asıl önemli boyutunu oluşturur. Bu boyuta pedagojik formasyon denmektedir. Pedagojik formasyon bilginin, becerinin, genel kültürün, özel alan bilgisinin öğrencilere aktarılmasında en önemli faktördür. Öğretmenlik mesleğinin ana omurgası, bel kemiğidir.
Öğretmenlerin öğretmenlik becerileri konusunda bu üç alana yönelik mesleğe girdikten sonra yani öğretmen olduktan sonra etkin bir değerlendirme yapılmamaktadır. Eğitim sisteminin genel çerçevesini düzenleyen temel kanunlarda yer alan bu üçlü ayrım sadece mesleğe girişte söz konusudur. Mesleğe girdikten sonra genel olarak tüm devlet memurları için var olan değerlendirme sistemi öğretmenler için de söz konusudur.
Öğretmenin performansına yönelik yapılan değerlendirmelerin aynı branşta eğitim görmüş kişiler tarafından yapılmadığı sürece objektifliğinin düşük olacağı, yeterli olmayacağı yönünde iddialar ileri sürülmektedir. Özel alan, genel kültür ve pedagojik formasyon yönüyle her üç alanda yetişmiş kişilerin yapacağı değerlendirmeler daha verimli, objektif ve yeterli olabilir. Ancak eğitim süreci içindeki branş çeşitliliği, mevcut branşların sayısının dengeli olmaması gibi hususlar her branşa uygun bir değerlendirmeci bulundurmayı zorlaştırmaktadır. Sonuçta özel alan bilgisi dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeci istihdamı sistemin işleyişine de uygun değildir.
Öte yandan herhangi bir branş ile ilgili olarak hazırlanan eğitim programları öğrenme öğretme süreçlerini, konu içeriklerini, kullanılacak yöntem ve teknikleri, araç gereçleri, değerlendirme şekillerini ayrıntılı bir şekilde açıklamaktadır. Bu durumda eğitim programı ile ilgili bilgi sahibi olan birisi farklı branşta da olsa o dersle ve dersin içeriği ile ilgili bilgi sahibi olabilir.
Pedagojik formasyon öğretmenlik mesleğinde can alıcı bir öneme sahip olduğuna göre özel alan bilgisinin öğrencilere aktarılış sürecini kontrol etmek pedagojik ilkeler dikkate alınarak rahatlıkla yapılabilir. Sınıf içinde işlenen herhangi bir dersin öğrencilere sunuş biçimi, sunuş sürecinde kullanılan araç, gereçler, kullanılan yöntem ve teknikler, yapılan ölçme değerlendirme çalışmaları, öğrencilerle girilen etkileşim, dersi dinleyen öğrencilerin konuyu kavrama durumlarının gözlenmesi sınıf içinde yürütülen öğrenme öğretme sürecinin etkililiği hakkında bilgi verebilir. Aynı branş sahibi olunmasa bile sınıf ortamında anılan konularda yapılacak gözlem ve değerlendirme öğretmenin öğretmenlik becerisi hakkında bilgi edinmeye yardımcı olur.
Bu yazı http://egitimci35.blogcu.com adresinden yazarın izniyle yayınlanmıştır.
Ali Hikmet DEMİR
ahdiron4@hotmail.com
|